Daha “farkında” olarak yaşanan bir hayata dönük ortak arzu, anın tadını çıkaramama duygusundan gelir. “Şimdide” yaşamıyor olma düşüncesinin sonucu, deneyimimizin yeterince yoğun olmadığı hissidir. Hayatın yanı başımızdan geçip gittiği ve “gerçekten” yaşamadığımız duygusu ortaya çıkar. Deneyimler gelip geçer ama herhangi bir anlamları yoktur. Sık sık özel bir günü iple çekeriz, ama sonrasında duygusal açıdan olaya samimi bir şekilde katılmamışız gibi görünür. Olan biteni umduğumuz kadar bilinçli bir şekilde yaşayamamışızdır. Yaşanan deneyim yeterince yoğun değildir. Ancak çok geç olduktan sonra hayıflanırız. Çoğunlukla, hayatımızın ne kadar düşüncesizce ve şuursuzca geçtiğini fark etmek için kaderin sillesini yemek gerekir. – Marc Wittmann
Hayat Memat – Metis Ajanda 2021