107

Kusurlu bir gerçeği bir argümana sıkıştırmanın kurnazca bir yolu ifadeyi doğru kılan tüm içeriği yeniden biçimlendirmektir.

Aristoteles ile Bir Karıncayiyen Washington’a Gider… – Daniel Klein & Thomas Cathcart

102

Kendi özgür irademize inanmak zorundayız, aksi durumda ahlaki sorumluluğumuza inanmak için temelimiz kalmaz, o zaman da ahlaki seçimlerimizin denetimimizin dışında olduğunu kabul etmek zorunda kalırız.

Platon Bir Gün Kolunda Bir Ornitorenkle Bara Girer – Daniel Klein & Thomas Cathert

100

Aristoteles’e göre herşeyin bir telos’u yani ulaşması gereken içsel bir ereği vardır. Hayatın telos’u yani insanların ne olmaları gerektiği ile belirli bir bireyin telos’u yani ne olmak istediği arasında bir fark vardır.

Platon Bir Gün Kolunda Bir Ornitorenkle Bara Girer – Daniel Klein & Thomas Cathcart

98

Lüks ürünlerin ve sözüm ona bize rahat yaşamlar sunan hizmetlerin çoğu, hiçbir biçimde vazgeçilmez değildir. Ayrıca bütün bunlar insanlığın gelişimine ket vurur. İnsan, vazgeçebildiği eşya oranında zengindir. – Thoreau

Statü Endişesi – Alain de Botton

97

Eğer toplumun her bir üyesinin değerli olduğu hissiyatını benimseyebilirsek ve eğer mekanları ve toplumsal davranışları da bu farkındalıkla inşa edebilirsek, işte o zaman sıradan olma fikri bütün kasvetinden kurtulur; üstelik böylece bireyin toplum içinde sivrilme ya da kendini kaskatı duvarların ardına hapsetme arzusu da zayıflamış olur.

Statü Endişesi – Alain de Botton

96

İkamet, ulaşım, eğitim ve sağlık gibi konulardaki yetersizliklerin had safhada olduğu ülkelerde, toplum üyeleri çoğunluğa dahil olmaktan kaçmaya çalışır, kalın duvarların arkasına saklanırlar. Fakat kamusal mekanlar ve şehrin sunduğu olanaklar pırıltılı ve şaşaalı olduğu zaman, vatandaşlar kendi özel pırıltılarını yaratma sevdasını yüreklerinde hissetmezler. Böylesi toplumlarda sadece sıradan vatandaş olmak yeterince güzel bir kaderdir.

Statü Endişesi – Alain de Botton

95

Önemsizlik hissini yenebilmek için, kendimizi daha önemli bir konuma getirmeye uğraşmak yerine, herkesin eşit derecede önemsiz olduğunu kavramak gerekir.

Statü Endişesi – Alain de Botton

94

Zamanın bize sunduğu afyonun panzehiri yoktur. Nesiller gelir geçer, bazı ağaçlar yaşamını sürdürür, en eski aileler bile üç tane meşenin ömrü kadar yaşayamazlar. İnsanlar kendi tuttukları değil Tanrı’nın tuttuğu kayda göre yaşamaktadırlar. Thomas Browne – Mezar Ekolü

Statü Endişesi – Alain de Botton

93

Heredot’un naklettiğine göre bir Mısır adetinde ziyafetin sonuna doğru masadakilerin en neşeli, en keyifli olduğu anda hizmetçiler üzerinde iskeletlerin olduğu sedyeler taşırlar, bu sedyelerle masaların aralarından geçerlermiş.

Statü Endişesi – Alain de Botton

91

Bir bireyin ölümünün kesinlikle hiçbir önemi yoktur, dolayısıyla ölüm bizim için aldırılmayacak bir mesele olmalıdır. – Arthur Schopenhauer

Nietzsche Öldü! Bir Hipopotam Olarak Yeniden Doğdu… – Daniel Klein & Thomas Cathcart

89

Ölümü yaşamıma alır, anlar, kabullenir ve ölümle cesaretle yüzleşirsem kendimi ölüm kaygısından ve yaşamın alçaklığından kurtarırım ve ancak o zaman kendim olmak üzere özgür olurum. – Martin Heidegger

Nietzsche Öldü! Bir Hipopotam Olarak Yeniden Doğdu… – Daniel Klein & Thomas Cathcart

85

Şimdi! Şu garip zaman. Tüm zamanların en tuhafı. ‘Şimdi’nin ‘i’sine vardığımız anda ‘ş’ tarih oluyor. – Michael Frayn

Nietzsche Öldü! Bir Hipopotam Olarak Yeniden Doğdu… – Daniel Klein & Thomas Cathcart

84

Belki de davranışlarımız üst düzey programlama sonucudur ve zihinsel kontrolün bizde olması basit bir yanılsamadan ibarettir. Budist meditasyoncular ve sanrı gördürücü ilaçlarla deneyler yapanlar defalarca zihinlerimizin davranışlarımızın bir adım gerisinden geldiğini ve yetişmek için sürekli koşturduğunu fark ettiklerini söylemişlerdir. Eğer ben kolumu kaldırıyorum olgusundan, kolum kalkıyor olgusunu çıkartırsam geriye ne kalır? – Ludwig Wittgenstein

Nietzsche Öldü! Bir Hipopotam Olarak Yeniden Doğdu… – Daniel Klein & Thomas Cathcart

83

İlkel zamanlarda ruh yaşam gücü anlamında kullanılıyordu. Evrensel yaşam gücü ebediydi ve birey bunun bir parçasıydı. Çok geçmeden yaşam gücü kavrayışı bireysel irade gücü kavrayışıyla karıştı. Fakat irade gücünden daha güçlü bir şey vardı o da kabile iradesiydi. İncil döneminde bu kabile iradesi daha aşkın bir varlığa tek tanrı inancına bağlandı. Artık bireysel iradesini ifade edenler isyancı sayılıyordu. Grup olmanın en iyi yanı grupların suçluluk duymamasıdır. Bunun ardından günah ve suçluluk fikri gelişti. Bireysel günahla birlikte ölüm kaygısı geri döndü. – Otto Rank

Nietzsche Öldü! Bir Hipopotam Olarak Yeniden Doğdu… – Daniel Klein & Thomas Cathcart