799

Paris’te her şey unutulmak için eğer on beş gün yeterse, Şark’ta bu, on beş saat bile değildir. Şark’ta ölmemeye bakmalı.

Zeytindağı – Falih Rıfkı Atay

792

Etrafımız, trajediyle yüzleşmemek için kaçınanların trajedisizlik trajedileriyle dolu, “mışçasına” hayatlar ve ölüm korkularıyla. Hayatı denetim altına almak isterken hayatı kaçıranlarla. – Engin Geçtan

Hayat Memat – Metis Ajanda 2021

790

Ben üzerine düşünmeden yaşıyorum, sizlerse uzun uzun düşünüyor ama yaşayamıyorsunuz, hiçbir şeyi de görmüyorsunuz.

Hayat Memat – Metis Ajanda 2021

785

Dünya yaşanacak bir yer olmaktan çoktan çıktı, bunu uzun süredir biliyorduk, ama artık ölmek için dahi bir yer olmaktan çıktığını yeni yeni anlıyoruz. – Ayhan Geçgin

Hayat Memat – Metis Ajanda 2021

778

Daha “farkında” olarak yaşanan bir hayata dönük ortak arzu, anın tadını çıkaramama duygusundan gelir. “Şimdide” yaşamıyor olma düşüncesinin sonucu, deneyimimizin yeterince yoğun olmadığı hissidir. Hayatın yanı başımızdan geçip gittiği ve “gerçekten” yaşamadığımız duygusu ortaya çıkar. Deneyimler gelip geçer ama herhangi bir anlamları yoktur. Sık sık özel bir günü iple çekeriz, ama sonrasında duygusal açıdan olaya samimi bir şekilde katılmamışız gibi görünür. Olan biteni umduğumuz kadar bilinçli bir şekilde yaşayamamışızdır. Yaşanan deneyim yeterince yoğun değildir. Ancak çok geç olduktan sonra hayıflanırız. Çoğunlukla, hayatımızın ne kadar düşüncesizce ve şuursuzca geçtiğini fark etmek için kaderin sillesini yemek gerekir. – Marc Wittmann

Hayat Memat – Metis Ajanda 2021

754

Var olmak ya da olmamak, mesele bu. Gözü dönmüş talihin sapanına, oklarına için için katlanmak mı daha soylu, yoksa bir dertler denizine karşı silaha sarılıp son vermek mi onlara? Ölmek, uyumak… Hepsi bu… ve bir uykuyla yürek sızısına ve bedeni bekleyen binlerce doğal darbeye son verdik diyebilmek. Hangi insan gönülden istemezdi bu bitişi! Ölmek, uyumak… uyumak, belki rüya görmek. Ha! İş burada. Çünkü o ölüm uykusunda, şu fani bedenden sıyrılıp çıktığımızda, göreceğimiz rüyalar bizi duraksatır ister istemez. İşte felaketi onca uzun ömürlü kılan da bu. Kim katlanırdı yoksa zamanın kırbaçlarına, küfürlerine, zorbanın haksızlığına, kibirli adamın hakaretine? Hor görülen aşkın acılarına, adaletin gecikmesine, devlet görevlisinin kendini bilmezliğine; sabırla bekleyen erdemli kişinin, değersiz insanlardan gördüğü muameleye, insan yalın bir hançer darbesiyle hesabı kesebilecekken kim katlanırdı bu yorgun yaşamın yükü altında homurdanıp terlemeye, ölümden sonraki bir şeyin korkusu olmasaydı?

Hamlet – William Shakespeare

747

Dini bütün ile ahlaksızın her zaman doğal olarak birbirinin çekimine kapıldığı bir gerçektir; bunu teyit etmeniz için çevrenize bakmanız yeterlidir.

Papazın Kızı – George Orwell

727

Araya menfaatlerimiz girmeyince hadiseleri elbette başka türlü, daha realist bir gözle görmeye, hakikaten daha uygun şekilde anlamaya ve yorumlamaya başlarız.

Saatleri Ayarlama Enstitüsü – Ahmet Hamdi Tanpınar

726

Kitaplara bakarsanız, kendilerini dinlerseniz, insanoğlunun esas vasfı akıldır. Onun sayesinde diğer hayvanlardan ayrılır. Beylik sözüyle, hayata hükmeder. Fakat kendi hayatlarına teker teker bakarsanız bu yapıcı unsurun zerre kadar müdahalesini göremezsiniz.

Saatleri Ayarlama Enstitüsü – Ahmet Hamdi Tanpınar

725

Hadiseler kendiliğinden unutulmaz. Onları unutturan, tesirlerini hafifleten, varsa kabahatlilerini affettiren daima öbür hadiselerdir.

Saatleri Ayarlama Enstitüsü – Ahmet Hamdi Tanpınar

715

Akımlar, başka akımlara kapılmış, bütün akımların aynı başkaldırı ve aynı umut dürtüsünden kaynaklandığına inanan saf insanlarla gelişir, sonra birinin yanlışlarını ötekine yükleyen sorgucular tarafından yok edilirler; bir akımın bir kesimine bağlı olanlar bir suç işleyecek olurlarsa, bu suç tüm akımların tüm kesimlerine bağlı olanlara yüklenecektir.

Gülün Adı – Umberto Eco