Onların inandığı gibi inanmıyorum, onların yaşadığı gibi yaşamıyorum, onların sevdiği gibi sevmiyorum.. Onların öldüğü gibi öleceğim.
Ateşler – Marguerite Yourcenar
Onların inandığı gibi inanmıyorum, onların yaşadığı gibi yaşamıyorum, onların sevdiği gibi sevmiyorum.. Onların öldüğü gibi öleceğim.
Ateşler – Marguerite Yourcenar
Burjuvazi hoşgörülüdür: İnsanları oldukları gibi sever, çünkü onların olabileceklerinden nefret etmektedir.
Minima Moralia – Theodor Adorno
Hepimiz ölüme bir hayat borçluyuz.
Geceyarısı Çocukları – Salman Rushdie
Belki de kendimizi başkaları ile kıyaslamalıyız, ama sadece gönül fakirliği ve zenginliği açısından.
Zamane – Engin Geçtan
Biz işsiz kaldığımızda bize tembel diyorlar; beyazlar işsiz kaldığında bunun adı ekonomik kriz oluyor. – Jesse Jackson
Irkçılığa, Ayrımcılığa ve Nefret Suçlarına Karşı – Metis Ajanda 2011
İnsanları birbirlerinden nefret ettirmenin yegane yolu, onları birbirlerinden uzak tutmak ve birbirinden ayırmaktır. – Margaret Walker
Irkçılığa, Ayrımcılığa ve Nefret Suçlarına Karşı – Metis Ajanda 2011
İstediğiniz gibi mükemmel anayasalar hazırlayın, seçimler konusunda istediğiniz kadar haklar tanıyın, en liberal kanunları yazın, sosyalizmin veya komünizmin mucizevi gücüne inanın, ama eğer binlerce çocuğumuz hayata küçük, önemsiz insanlar olarak adım atarlarsa, parlamentolar ve bütün hukuk düzeni mevcut olduğu halde, umumi ve sosyal hayat yine sönük ve paslı olacaktır. Bu nesilden gelen memurlar özensiz, bakanlar ise siyaset cambazı olurlar. Milletvekilleri çıkar peşinde koşarlar. Okullar yeni nesillerin kalbini ve beynini yıkayan kurumlar olarak kalır. Basın; güzelliğine paha biçilen sokak kadınlarına benzer. – Johan Wilhelm Snelman
Beyaz Zambaklar Ülkesinde – Grigory Petrov
Hayattaki düzensizliğin sebebi herkesin iyi bir düzene sahip olmak istemesidir ama kimse hayatı düzenlemek istemiyor. – Tolstoy
Beyaz Zambaklar Ülkesinde – Grigory Petrov
Aydın olmak modaya uygun kıyafetler giymek veya kolalı yakalık ve modern şapka takmak değildir. Halk size, iyi bir ücret almanız ve akşamları sözde okuma salonlarına kağıt ve domino oynamanız için okutup para vermedi. Siz halkın aklını, halkın irade ve enerjisini, halkın vicdanını uyandırmak zorundasınız. Halkın fikrini uyandırmalısınız… Sizin göreviniz onları eğitmektir. Unutmayınız ki halkın cehaleti, kabalığı, sarhoşluğu, hastalıkları, fakirliği sizin ayıbınızdır. – Johan Wilhelm Snelman
Beyaz Zambaklar Ülkesinde – Grigory Petrov
Denizde yüzen kocaman bir gemi hayal edin. Bu gemi hareket ederken, önünde şiddetli bir akıntı oluşturuyor. Bu akıntının peşinden gemiyi sürüklediğini söyleyen çıkar mı aranızdan? Herkes biliyor ki bu akıntıyı gemi oluşturuyor. Buradaki hareket ettiren güç gemidir, akıntı ise yüzen geminin şiddetinin göstergesidir. Halk da aynen böyledir halkın içindeki hareket, gerekli güç doğunca ve birikince, kendini ileri atacak ve önünde akıntı oluşturacaktır. Kendi ortamından lider seçecek ve bu lider onun duygularını ve hedeflerini dile getirecektir. – Tolstoy
Beyaz Zambaklar Ülkesinde – Grigory Petrov
Ülkelerin güçlü ya da zayıf olması, milletlerin yükselmesi ya da gerilemesi sadece devleti yönetenlerin adil veya işe yaramaz olmasına bağlı değildir. Her yönetici, kim olursa olsun – ister iyi ister kötü, kahraman ya da cani – her zaman için halkın canından bir candır. Onlar halkın ruhunun kopyasıdır. Onlar, halkın yarattıklarıdır. Halk nasılsa onlar da öyledir.
Beyaz Zambaklar Ülkesinde – Grigory Petrov
İnsanlar şahsi sorumluluklarının farkına varmadığı sürece, ülkelerinin kalkınması da mümkün olmayacaktır.
Beyaz Zambaklar Ülkesinde – Grigory Petrov
Ülkedeki okumuş kesim hiçbir şekilde eğitimsiz halkın dini ve fiziksel gelişimiyle ilgilenmiyor. Etrafına bir bak, halkın fakirliği hangi yöneticinin umurunda veya üniversitedeki hocalardan hangi biri cahil halkın eğitilmesi için kafa yoruyor? Kendi çıkarları ile ülkenin çıkarları arasında tercih yapan vicdansızlardan bahsetmiyorum bile. – Johan Wilhelm Snelman
Beyaz Zambaklar Ülkesinde – Grigory Petrov
Aslında hiç düşünmemek her zaman daha kolay. Şirin, güvenli bir hiyerarşi bulup yerleş. Değişiklik yapma. Yönetilmeye izin vermek her zaman en kolay şey.
Mülksüzler – Ursula Kroeber Le Guin
Zorlama, düzeni sağlamanın en etkisiz yoludur.
Mülksüzler – Ursula Kroeber Le Guin
Sahte eşitlikçiliğin seni kandırmasına hiçbir zaman izin verme.
Mülksüzler – Ursula Kroeber Le Guin
Basit bir hayatın mı olsun istiyorsun? Sürüye yakın dur ve orada kendini unut. – Nietzsche
Kaiken – Jean Christophe Grangé
Dünyadaki her bir vilayet bulundukları yerde geçim sağlayamayan veya başka bir yere taşınamayan sakinlerle dolup taştığında…dünya kendini temizleyecek. – Machiavelli
Cehennem – Dan Brown
Sıkıntı, siyasal olarak yıkıcı olma potansiyelini barındırır içinde. Sürekli koşturursak içinde yaşadığımız toplum hakkında düşünmeye vakit bulamayız. Yeni dünyanın yeni formülü budur.
Olmayan Kelimeler – Metis Ajanda 2012
İnsanoğlunun öncelik sıralamasında ekmekle din sık sık yer değiştirir. Karnı açsa, onun için en kutsal mekan midesidir. Ancak dünyalığını kurtarınca öteki dünya aklına gelir.
Sultanı Öldürmek – Ahmet Ümit
Giyinme tarzımızı, ifrada vardıranlar, kıyafetlerimizde aynen Avrupa kadınını taklit edenler düşünmelidir ki; her milletin kendine mahsus ananesi; kendine mahsus adabı, kendine göre milli hususiyetleri vardır. Hiçbir millet aynen diğer bir milletin taklitçisi olmamalıdır. Çünkü böyle bir millet ne taklit ettiği milletin aynı olabilir, ne kendi milliyeti dahilinde kalabilir. Bunun sonucu da şüphesiz hüsrandır. – Mustafa Kemal Atatürk
Banu Avar’la Konuşma: Kültürel Soykırım – Ömür Kurt
En bedbaht millet, kaleleri ayakta iken, kültürü ve ahlakı harabe olan millettir. – Aristo
Banu Avar’la Konuşma: Kültürel Soykırım – Ömür Kurt
Yüzyıllardır ulusumuzu yöneten hükumetler, kültürü yaygınlaştırmak istediğini gösteregelmiştir. Ancak bu isteklerine ulaşmak için Doğu’yu ve Batı’yı taklitten kurtulamadıklarından, sonuç ulusun cahillikten kurtulamaması olmuştur. – Mustafa Kemal Atatürk
Banu Avar’la Konuşma: Kültürel Soykırım – Ömür Kurt
Peygamberi dağa doğru koşarken görmüşler. Ey İsa aslandan kaplandan mı kaçıyorsun? diye sormuşlar. O, hayır, ben Peygamberim aslandan kaplandan korkmam demiş. Peki, o zaman neden kaçıyorsun? Ahmaklardan kaçıyorum demiş İsa, çünkü onlarla baş edemem!
Son Ada – Zülfü Livaneli
Bir bilge, halkı yağmur gelecek diye uyarmasına rağmen kendisini dinlemiyorlarsa o zaman o ahmaklarla ıslanmak zorunda değil. Evine gidip rahatça oturabilir. – Platon
Son Ada – Zülfü Livaneli